Abone Ol

Fahrettin Altun: Terör ortak şekilde kınanmalıdır  

İSLAM İşbirliği Teşkilatı 12'nci Enformasyon Bakanları Konferansı sona erdi.

Yayınlanma: 19:10 22-10-2022
Güncellenme: 20:10 22-10-2022
Fahrettin Altun: Terör ortak şekilde kınanmalıdır  

Konferansın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "İstanbul Deklarasyonunda, İslam dünyasının şiddet, aşırılık, radikalizm ve terörün her türünü ortak bir tavırla kınadığını tekrar ifade ettik. Nereden gelirse gelsin, şiddet şiddettir. Nereden gelirse gelsin, terör terördür ve ortak şekilde kınanmalıdır" dedi.  
İslam İşbirliği Teşkilatı 12'nci Enformasyon Bakanları Konferansı sona erdi. Gün boyu süren oturumların ardından alınan kararlar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından açıklandı. Fahrettin Altun, konferansın tekrar toplanmasına öncülük etmekten büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.  

 

"KONFERANS BAŞKANLIĞINI TÜRKİYE OLARAK DEVRALDIK" 
Altun, "Gerek ulusal, gerek bölgesel, gerekse küresel çapta karşı karşıya kaldığımız sınamaların bir boyutu da medya, iletişim ve enformasyon alanında yaşanıyor. Ve bu sınamaları aşmak için en önemli aracımız dost ülkelerin aralarında kuracağı iş birliğidir. Konferansın bu alandaki güncel sorunlara çözüm üretmek noktasında önemli bir işlevi olduğuna inanıyoruz. Bugün ayrıca Konferans başkanlığını, Türkiye olarak devraldık. Onur duyarak üstleniyoruz, bu sorumluluğu, büyük bir hassasiyetle yerine getirmek için gayret sarf edeceğiz" dedi.  

"MEDYA ALANINDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ DAHA İLERİ NOKTALARA TAŞIYACAĞIZ" 
Altun, "Bugünkü toplantımızın somut çıktılarından biri de İslam İşbirliği Teşkilatı Medya Forumu hakkında oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dünkü hitabında talimat verdiği üzere, İstanbul merkezli faaliyet gösterecek olan İslam İşbirliği Teşkilatı Medya Forumu'nu aktifleştirdik ve önemli bir platform olarak hayata geçirdik. Bildiğiniz üzere, bu Medya Forumu'na dair çalışmalar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız uhdesinde sürdürülecek. Teşkilat üyesi ülkelerin de katkılarıyla bu forumla medya alanındaki iş birliğimizi daha ileri noktalara taşıyacağımıza inanıyorum" diye konuştu.  

"İSTANBUL DEKLARASYONU'NU KABUL ETMİŞ BULUNUYORUZ"
Altun, "Hakikat Ötesi Dönemde Dezenformasyon ve İslamofobi ile Mücadele temasıyla düzenlediğimiz konferansımızda, bu doğrultuda atacağımız müşterek adımları istişare ettik. Hiç kuşkusuz, dezenformasyon ve İslamofobi, uluslararası alanda medya ve enformasyon bağlamında kurulan sömürge düzeninin kullandığı stratejiler arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu sömürge düzenine karşı, dayanışma içinde etkin ve çok boyutlu bir mücadele vermek zorundayız. Biz de bu amaçla bugün Konferansımızda İstanbul Deklarasyonu'nu kabul etmiş bulunuyoruz. İstanbul Deklarasyonu, dezenformasyon ve İslam karşıtlığıyla mücadele açısından sınamalarla boğuştuğumuz bu dönemde son derece anlamlı ve kritik bir içeriğe sahiptir" dedi. 

"SİSTEMATİK DEZENFORMASYONLA MÜCADELENİN ÖNEMİNİ VURGULADIK" 
Altun, "Deklarasyonda, içinde bulunduğumuz dijital çağda sistematik dezenformasyonla mücadelenin önemi vurgulanmıştır. Dezenformasyon faaliyetleri ve yalan haberlerin, bireylerin ve ülkelerin güvenliklerinin yanı sıra dünyanın dört bir yanındaki Müslüman toplumu ve azınlıklar için oluşturduğu tehdide işaret ettik. Dezenformasyonla mücadelede İslam ülkelerinin iş birliğini güçlendirecek somut adımları ele aldık. Hiç kuşkusuz, hakikat ötesi çağda dezenformasyonla mücadele kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler gerektiriyor. Bu doğrultuda yasal altyapıların güçlendirilmesinin yanı sıra medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve teyit mekanizmalarının geliştirilmesi hususunda ortak bir vizyon ortaya koyduk" diye konuştu.  

"FİLİSTİN DAVASINA BAĞLILIĞIMIZI BİR KEZ DAHA TEYİT ETTİK 
Altun, "İstanbul Deklarasyonunda ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kuruluş gayelerinden biri olan Filistin davasına bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Filistinli kardeşlerimizle dayanışmamızı tekrar vurguladık.  Filistin Haber ve Enformasyon Ajansına destekte bulunulması yönünde müşterek bir karar aldık. Üye ülke medyalarında İsrail'in Kudüs'teki hukuksuz eylemlerine daha fazla yer verilmesi ve İsrail'in propaganda faaliyetlerine karşı Filistin halkının yaşadığı mağduriyetin uluslararası kamuoyuyla daha fazla paylaşılması yönünde bir irade koyduk. Bu kararın İslam dünyasının ve aslında tüm uluslararası camianın bu önemli soruna daha fazla hassasiyet göstermesini temenni ediyoruz" dedi.  

"TERÖR ORTAK ŞEKİLDE KINANMALIDIR" 
Altun, "İstanbul Deklarasyonunda, İslam dünyasının şiddet, aşırılık, radikalizm ve terörün her türünü ortak bir tavırla kınadığını tekrar ifade ettik. Nereden gelirse gelsin, şiddet şiddettir. Nereden gelirse gelsin, terör terördür ve ortak şekilde kınanmalıdır. İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği'nin terör, şiddet ve aşırılığı reddeden, diyalog ve birlikte yaşama çağrısında bulunan sosyal medya kampanyaları düzenlemesi konusunda mutabık kaldık. Bu girişimin yeni medya mecralarında İslam ve Müslümanlar hakkındaki olumsuz ve haksız algıyla mücadele için bir vasıta olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. 

MÜLTECİ VE EV SAHİPLİĞİ YAPAN ÜLKELERE VERİLEN DESTEĞİN ALTI ÇİZİLDİ 
Altun, "İstanbul Deklarasyonunda ayrıca mültecilere ve mültecilere ev sahipliği yapan ülkelere verilen desteğin öneminin altını çizdik. Teşkilatın İslam dünyası ile dünya kültürleri arasında oluşturduğu diyaloğa da dikkati çektik. Bununla beraber, Afrikalılara yönelik ayrımcılık konusunda farkındalığın artırılması çağrısında bulunduk. Üye ülkeler arasında ikili ve çok taraflı değişim programlarının yaygınlaştırılması yönündeki ortak iradeyle, İslam ülkeleri arasında kültürel etkileşim ve iletişimi artırıyoruz.  Ayrıca, teşkilat bünyesinde İslam ümmetinin geleceğinin teminatı olan gençlerimizle iletişimin daha sağlıklı şekilde sürdürülmesi noktasında bir forum düzenlenmesi kararı da aldık. Teşkilat kapsamında bir uluslararası kanalın kurulması ve bu kanalın finansmanı konusunda Genel Sekreterlik aracılığıyla bir yol haritası çizilmesine karar verdik.  
Bu kanal, üye ülkelerin ve ilgili kurumların faaliyetlerini tanıtacak içeriklerle İslam ümmetinin birliği doğrultusunda değerli bir araç olacaktır. Teşkilat çatısı altındaki Haber Ajansları Birliği, İslami Yayıncılar Birliği ve Medya Forumu gibi kuruluşlara verilen desteğin artırılması yönünde mutabakat da sağladık. Ayrıca kardeş Azerbaycan'ın müteakip Enformasyon Bakanları toplantısına ev sahipliği yapma önerisi olmuştu. Bu öneri, ülkemizin de desteğiyle kabul edildi" ifadelerini kullandı.

İslam İşbirliği Teşkilatı 12.Enformasyon Bakanları Konferansının açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Tüm dünyanın İslamofobi ve İslam düşmanlığını açık bir nefret suçu, bir insanlık suçu olarak görülmesi ve bu suçla etkili şekilde mücadele etmesi gerekiyor" dedi.  
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde Beşiktaş'taki bir otelde düzenlenen "Hakikat Ötesi Dönemde Dezenformasyon ve İslamofobi ile Mücadele" konulu İslam İşbirliği Teşkilatı 12. Enformasyon Bakanları Konferansı dün başladı. Konferansta bugün bakanlar oturumu gerçekleştirildi.  Konferansın açılış konuşmasını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun yaptı. Konferansa İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülke temsilcileri katıldı. Altun, teşkilatın Enformasyon Bakanları Konferans başkanlığını Türkiye olarak devralmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek konuşmasına başladı.  

 

ÜLKELER HER GEÇEN GÜN DEZENFORMASYONA DAHA YOĞUN ŞEKİLDE MARUZ KALIYOR 
Altun, "Dün konferansımızı teşrif eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasında işaret ettiği üzere, iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgiye, habere ulaşmak kolaylaşırken, insanlığın hakikatle bağı giderek zayıflamaya başlamıştır. İçinde bulunduğumuz bilgi ve teknoloji çağında, kit le iletişim araçlarına ulaşım ve kullanıcılar arasındaki etkileşim artmış durumda. Bu gelişme bireyler, toplumlar ve devletler için birçok imkanı da beraberinde getirdi. Diğer taraftan bu muazzam imkan ne yazık ki gerçeğin tahrif edilmesi amacıyla da kullanılabiliyor. Geldiğimiz noktada her boyutta gerçeğe ve doğruya ulaşmanın zorlaştığı hakikat ötesi bir döneme hep birlikte şahitlik ediyoruz. Günümüzde dünyanın dört bir yanında bireyler, toplumlar ve ülkeler dezenformasyona, yalan habere, çarpıtmaya her geçen gün daha yoğun bir şekilde maruz kalıyor" dedi.  

HAKİKATE SAHİP ÇIKMALIYIZ 
Fahrettin Altun, konferansın bu yıl "Hakikat Ötesi Dönemde Dezenformasyon ve İslamofobi ile Mücadele" temasıyla gerçekleştirildiğini belirterek, "Hakikate sahip çıkmak ve hakikat için mücadele etmek, yüce dinimiz İslam'ın temel öğretilerinden biridir. Dolayısıyla bizlerin bireysel ve toplumsal hayattan uluslararası ilişkilere, her boyutta hakikatten ayrılmama ve hakikati hakim kılmak bizim temel sorumluluğumuzdur" ifadelerini kullandı.  

İSLAMOFOBİ DEDİĞİMİZDE İSLAM DÜŞMANLIĞINI, MÜSLÜMAN KARŞITLIĞINI KAST EDİYORUZ 
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü konuşmasına vurgu yapan Altun, "Günümüzün küresel tehditlerinden biri de hiç kuşkusuz İslam düşmanlığıdır. Biz İslamofobi dediğimizde, esas itibariyle İslam düşmanlığını, Müslüman karşıtlığını kast ediyoruz. İslam dinine ve Müslüman kardeşlerimize yönelik düşmanlık dünyanın dört bir yanında yoğun bir şekilde artış gösteriyor. Günümüzde dezenformasyon faaliyetleriyle kasıtlı şekilde yükseltilen İslam ve Müslüman karşıtlığı ne yazık ki günden güne kendisine daha geniş alanlar bulabiliyor. Böylece İslam ve Müslümanlar ötekileştirilerek bir nefret nesnesi haline getirilmek isteniyor. Nitekim her yıl yayınlanan Avrupa İslamofobi Raporu'nda İslam karşıtı ırkçılığın sosyal ve siyasal yaşamın birçok alanında hissedildiğini görüyoruz" diye konuştu.  

BAZI ÜLKELER İSLAMOFOBİNİN KURUMSALLAŞMASINA YOL AÇIYOR 
Altun, "İslamofobi aynı zamanda dünya toplumunu parçalayan, küresel huzur ve istikrarı tehdit eden bir özelliğe de sahip.  Dolayısıyla tüm dünyanın İslamofobi ve İslam düşmanlığını açık bir nefret suçu, bir insanlık suçu olarak görülmesi ve bu suçla etkili şekilde mücadele etmesi gerekiyor. Yani bu suçla mücadele etmek sadece Müslümanların değil, uluslararası toplumun asli görevlerinden biri olmalıdır. Ancak ne yazık ki bazı ülkeler bu insanlık suçuyla mücadele etmek bir yana, yürürlüğe koydukları düzenlemelerle İslamofobinin, İslam düşmanlığının kurumsallaşmasına hizmet ediyorlar" dedi.  

MÜSLÜMANLARIN YAŞADIĞI SORUNLAR ULUSLARARASI GÜNDEMİN PARÇASI OLMALI 
Altun, "Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm küresel kurumların reforma tabi tutulması gereklidir ve İslamofobi ile mücadele noktasında da bu gerekliliğin kendini açık ve net şekilde gösterdiğini görüyoruz. Bu nedenle küresel örgütlerde İslam ülkelerini de kapsayan karar alma mekanizmalarının genişletilmesi gerektiği ihtiyacı kendisini bir kere daha göstermektedir. Müslümanların yaşadığı sistematik sorunlar uluslararası gündemin bir parçası olmalıdır" şeklinde konuştu.

SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN DEZENFORMASYON FAALİYETLERİ 
Altun, "Maalesef uluslararası yayın organları Müslümanlara yönelik olarak son derece olumsuz imajlar çiziyorlar. Küresel ana akım medya Müslümanların sorunlarına, görüşlerine yeterince yer vermiyor. Bu durum, uluslararası medyayı bir yankı odasına çeviriyor. İslam'ın ve Müslümanların hedef gösterilmesiyle birlikte de nefret suçu ve şiddet ortamı bu yankı odasında büyütüldükçe büyütülüyor. Hiç kuşkusuz, İslamofobinin yayılmasına neden olan diğer bir unsur da, sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dezenformasyon faaliyetleridir" ifadelerini kullandı. 

HAKİKATTEN UZAK VE DÜŞMANCA SÖYLEMLERİ İFŞA ETMELİYİZ 
Altun, mülteci ve İslam düşmanı hareketlerin oluşturduğu tehlikenin farkında olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, her platformda uluslararası topluma bu tehdide karşı mücadele ve dayanışma çağrısında bulunduğunu dile getirdi.  
Altun, "Müslümanlar olarak gerçeğin savunucusu olarak çalışmalarımızı derinleştirmeliyiz. İslam'a ve Müslümanlara karşı geliştirilen hakikatten uzak ve düşmanca söylemleri ifşa etmeliyiz. Hoşgörü ve barış dini olan İslam'ın dünya kamuoyuna kendi özü ve gerçeğiyle gösterilmesi için yoğun gayret sarf etmeliyiz" dedi.  
Altun, İslam İşbirliği Teşkilatının dezenformasyon ve İslamofobi ile mücadele hususunda ilmi çalışmalar, ortak akademik projeler yürütmesinin son derece hayati olduğunu belirtti.  

 

Kaynak: DHA
Editör: Onurcan Kurtay - onurcankurtay@ulkedenhaberler.com.tr

Yorum Yazın (Üye olmadan da yorum yazabilirsiniz)
0 Yorumlar
Bizi Takip Edin

ÇOK OKUNANLAR

GÖZDEN KAÇMASIN