Anne Olma Hayallerinize Tiroid Yüzünden Gölge Düşmesin

Tiroid bezi hastalıkları, üreme çağındaki kadınlarda oldukça sık görülüyor. Özellikle hamilelik döneminde olan ya da bebek sahibi olmak isteyen kadınların sıkça karşılaştığı tiroid sorunları, bu süreci zorlaştırabiliyor.

Yayınlanma: 13:03 28-03-2022
Güncellenme: 02:06 27-06-2022
Anne Olma Hayallerinize Tiroid Yüzünden Gölge Düşmesin

Tiroid bezi hastalıkları, üreme çağındaki kadınlarda oldukça sık görülüyor. Özellikle hamilelik döneminde olan ya da bebek sahibi olmak isteyen kadınların sıkça karşılaştığı tiroid sorunları, bu süreci zorlaştırabiliyor. Ancak kontrolleri düzenli ve eksiksiz yaptırmak, takibi yapan doktorların önerilerine harfiyen uymak ve gerekiyorsa gebelik öncesi gerekli ön tedavileri almak, bu büyülü yolculuğun tiroid açısından sorunsuz atlatılmasına olanak sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşe Kubat Üzüm, gebelikte sıklıkla yaşanan tiroid sorunları hakkında önemli bilgiler verdi. 

 

Tiroid hormonu bebeğin gelişiminde önemli rol oynuyor

Tiroid bezi boynun orta hattında, nefes borusunun hemen önünde yerleşmiş olan önemli bir endokrin organdır. Üreme çağındaki kadınlarda, tiroid bezi hastalıkları sık görülmektedir. Tiroid hormonları hem gebeliğin sorunsuz sürdürülmesi, hem de anne ve bebek sağlığı üzerinde çok önemli rol oynamaktadır. Gebelikte her endokrin bez gibi tiroid bezi de bir miktar büyür. Tiroid bezi T3 ve T4 olarak adlandırılan iki hormon salınımından sorumludur. Sağlıklı gebelikte gebeliğin 7.haftasından itibaren T4 artmaya başlar ve 16. haftada en yüksek değerlere ulaşır. Bu hormonun artışı, büyümekte olan bebeğin hem zeka gelişimi, hem de vücut gelişimi için çok önemlidir. Gebeliğin erken dönemlerinde, bebeğin tiroid bezi işlev görmediğinden anneden bebeğe geçen tiroid hormonları özellikle de bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Gebeliğin 16.-17. haftalarında bebeğin tiroid bezi de hormon yapmaya başlar, ancak unutulmamalıdır ki; neredeyse gebeliğin son haftalarına dek anneden bebeğe tiroid hormonu geçişi devam eder.

 

Gebelerin günlük 200-250 mcg iyot alması önerilir

İyot, tiroid hormonu yapımı için çok önemli bir maddedir ve bebeğin yeterli miktarda tiroid hormonu yapabilmesi için anneden uygun miktarda iyot geçişinin olması gereklidir. Gebelikte annenin iyot ihtiyacı artmaktadır. Bunun yanında ülkemizde iyot eksikliği halen çok önemli bir sorundur. Hem bebeğin sağlıklı gelişimi, hem de annede guatr oluşumunu engellemek için gebelerin günlük 200-250 mcg iyot alması önerilmektedir. İyot için en önemli kaynak iyottan zengin tuzlardır. Ayrıca doktor kontrolünde iyot takviyesi alınması da gerekebilir.

 

Bu kriterleri taşıyorsanız…

Eğer bir anne adayı;

•    30 yaşından daha büyükse

•    Tiroidi az veya çok çalışıyorsa

•    Guatr veya Hashimoto tiroiditi gibi bir tiroid hastalığı varsa

•    Daha önceden tiroid ameliyatı olduysa  

•    Tip 1 diyabet gibi bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalığı varsa

•    Düşük, erken doğum öyküsü, gebelik kayıpları, gebelikte tansiyon yüksekliği varsa

•    Kısırlık (infertilite) tedavisi görüyorsa 

•    Ailede tiroid hastalığı varsa 

•    Şişman ise

•    İyot eksikliği bölgesinde yaşıyor ise mutlaka tiroid hormonları ölçülmelidir.

 

Hipotiroidiye dikkat!

Tiroid bezinin tiroid hormonlarını yeterli miktarda üretememesine hipotiroidi denir ve gebelikte sık görülen bir durumdur. Öte yandan Hashimoto hastalığı ve daha önceden geçirilmiş tiroid cerrahilerinden sonra da hipotiroidi sıkça görülür. Eğer anne adayında hipotiroidi teşhis edildiyse vakit kaybedilmeden tedavisine başlanmalı ve gebelik haftasına göre önerilen tiroid hormon değerlerine ulaşmak hedeflenmelidir. Eğer aşılama ya da tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri ile gebelik planlanıyorsa, öncesinde tiroid hormonları hedef değerlere getirilmelidir. 

 

Daha önceden size hipotiroidi teşhisi konmuş ve tedavi alıyor iseniz, unutmayın ki gebelik süresince daha yüksek ilaç dozlarına ihtiyaç duyulacaktır. Gebe olduğunuzu anladığınız anda günlük ilaç dozunu 25-30 oranında artırmalı ve en kısa sürede bir iç hastalıkları uzmanı veya endokrinoloji uzmanına başvurmalısınız. 

 

Her 1000 gebeliğin sadece 2’sinde hipertiroidi görülüyor

Tiroid bezinin tiroid hormonlarını fazla miktarda üretmesine ise hipertiroidi denir ve hipotiroidinin aksine her 1000 gebeliğin sadece 2’sinde görülür.  En sık sebebi Graves hastalığı ( 85-90) olmakla birlikte bazen tiroid nodülleri de hipertiroidiye neden olur. Hipertiroidi belirti ve bulguları, sinirlilik, titreme, çarpıntı, terleme, sıcak tahammülsüzlüğü, kilo kaybı, uykusuzluk, dışkılama sayısında artış ve guatrdır. Normal gebelikte de bu bulgulara sık rastlandığı için fark edilmeyebilir. Ayırıcı tanıda, tiroid fonksiyon testleri önemlidir. Hipertiroidi uygun tedavi edilmediğinde anne ve bebekte istenmeyen olayların gelişmesine sebep olabilir. Annede düşük, plasenta ayrılması, erken doğum, kalp yetmezliği, hipertansiyon, tiroid fırtınası gelişebilir. Prematüre doğum, düşük doğum ağırlığı, ölü doğuma neden olabilir. Gebelikte hipertiroidisi olan annelerin tiroid testleri, düşük riskinden kaçınmak için sıkı kontrol edilmeli, gerekirse tedavisi başlanmalıdır. Hipertiroid bir kadın gebe kalmayı planlıyor ise öncesinde tiroid hastalığı tercihen cerrahi veya radyoaktif iyot tedavisi ile kalıcı bir çözüme ulaştırılmalı, tiroid hormonları normale geldikten sonra gebelik izni verilmelidir.

 

Gebelikte tiroid hormon fazlalığı geçici olabilir.

Gebelikte ayırt edilmesi gereken önemli bir durum da gebeliğe bağlı olarak tiroid hormonlarının geçici artması durumudur. Kanda yükselen gebelik hormonunun (beta-hCG) tiroid bezini uyarıcı etkisi vardır ve gebeliğin ilk aylarında bu hormon etkisi ile geçici bir tiroid hormon fazlalığı gelişebilir. Gebeliğin 6-8. haftasında ortaya çıkmakta ve gebeliğin 18-20. haftasında kendiliğinden düzelmektedir. Tüp bebek tedavisi görenlerde, ikiz gebeliklerde görülme sıklığı daha fazladır. Genellikle bulantı, kusma eşlik eder. Bu durumda çoğu kez tiroide yönelik bir tedavi gerekmez, serum, vitamin takviyesi gibi destek tedavileri yeterlidir. 

Kaynak: BHA
Etiketler:
Editör: Büşra Ustaol - busraustaol@ulkedenhaberler.com.tr

Yorum Yazın (Üye olmadan da yorum yazabilirsiniz)
0 Yorumlar
Bizi Takip Edin

ÇOK OKUNANLAR

GÖZDEN KAÇMASIN